İngilizce dersi ders notları, İngilizce dersi konuları konu anlatımları, sınav soruları cevapları

İngilizcede En Çok Kullanılan Günlük Sözler

0 yanıt, 1 voice Last updated by  cengiz 3 gün 4 saat önce
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #396

    cengiz
    Katılımcı
    @cengiz

    İngilizcede En Çok Kullanılan Günlük Sözler

    I’m sure: Eminim.-I’m sure of it: Ondan eminim.-More or less: Aşağı yukarı.

    -So much the better!: Daha iyi ya! İsabet!

    -You seem to be out of sorts: Keyifsiz görünüyorsunuz.

    -Take it easy: 1-Kolay gelsin. 2-Aldırma! Boş ver!

    -It is not a question of that: Mesele o değil.

    -Mind your own business: Siz kendi işinize bakın.

    -It’s none of your business: Sizin üstünüze vazife değil, sizi alakadar etmez.

    -What is the matter?: Ne var? Ne oldu?

    -What is the matter with you?: Neyiniz var?

    -more than one: Birden fazla

    -I’ll miss you very much: Sizi çok özleyeceğim.

    -I missed the 9.30 bus: 9.30 otobüsünü kaçırdım.

    -so so: Şöyle böyle.

    -off and on: Bazan, arasıra

    -It is on the tip of my tongue: Dilimin ucunda

    -He feels quite down in his mouth: O çok üzgün, çok kederli.

    -Come along. : Haydi, çabuk!

    -That’s all for now: Şimdilik bu kadar.

    -break: Mola, teneffüs.

    -to be over: to finish; bitmek, sona ermek.

    -The break is over: Teneffüs, mola sona erdi.

    -tea break: Çay molası.

    -coffee break: Kahve molası.

    -Let’s have a tea break: Haydi bir çay molası verelim.

    -This has nothing to do with me: Bunun benimle bir alakası yok.

    -So much the worse for him!: Yazıklar olsun ona!

    It doesn’t make any difference: Hiç fark etmez.

    -It doesn’t matter: Zararı yok, fark etmez.

    -It’s of no consequences: Önemi yok.

    -Get on with it!: Başla! Devam et!

    -It’s for the best: Böylesi en hayırlıdır.

    -That’s the worst of it!: Bu olabileceğin en kötüsüdür.

    -So it seems: Öyle görünüyor.

    -It can’t be helped: Elden birşey gelmez.

    -It was to be expected: Beklenirdi.

    -You will be ‘for it: Azar işiteceksin!

    In this case: Bu durumda

    -So called: Güya,

    -As far as I know: Bildiğime göre,bildiğim kadarıyla

    -As for me: Bence, bana göre

    -Any time: Ne zaman olursa, ne zaman isterseniz

    -Time after time: Zaman zaman

    -Now and then: Ara sıra

    -Occasionally: Fırsat buldukça

    -Frequently: İkide bir,sık sık

    -Very seldom: Çok nadir[

    this is bullshit! – bu sacmalik

    let me say something –> birsey diyecem

    tell the truth –> dogruyu soyle!

    you hear that –> duydun mu?

    how nice can that be –> ne kadar iyi olabilir ki !?

    keep your promise! –> sozunu tut!

    forgive me –> affet

    you should defend me – beni savunmalisin

    dont take sides – tarafff tutma!

    hows your studies – derslerin nasil

    can you be open with me – benimle acik ol

    i wana be open with you – seninle acik konusmak istiyorum

    dont need to say much – fazla soze ne gerek!

    im bored of this conversation – bu konudan sıkıldım

    im bored of this place – bu mekandan sıkıldım

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)

Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.